'Son Anda Düşmanca Formül…'

'Son Anda Düşmanca Formül…'
"Avrupa Konseyi, Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların herkesin yararına etkin kullanılması için bütün üye ülkeleri teşvik eder”

Üye Ülke Zirvede Türk Taleplerini Yerine Getirmeye Çalıştı ... Anastasiadis sert tepki gösterdi

Avrupa Konseyi’nin Brüksel’de düzenlenen zirve toplantısının sonuç bildirgesi metninin sonuna, “Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların herkesin yararına etkin kullanılması” ile ilgili bir ifade eklenmesi önerildiği, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, metinde değişiklik yapılmasına dair her türlü düşünceyi reddederek çok sert tepki gösterdiği haber verildi.

Fileleftheros, haberi “Son Anda Düşmanca Formül… Üye Ülke Zirvede Türk Taleplerini Yerine Getirmeye Çalıştı ve Engellendi… Başkan Anastasiadis’ten Sert Tepki” başlık ve spotlarıyla manşete çekti.

AB üyesi bir ülkenin (adını vermedi), “sonuç bildirgesini bozmak için, Türk taleplerine cevap veren bir formül hazırladığını” ve bildirgenin sonuna ekletmeye çalışıldığını savunan gazete, formülde “Avrupa Konseyi, Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların herkesin yararına etkin kullanılması için bütün üye ülkeleri teşvik eder” ifadesinin yer aldığını kaydetti.

Habere göre Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis “kışkırtıcı ve kabul edilemez” diye nitelediği bu girişime çok sert tepki gösterdi ve Zirve sonuç bildirgesi metninde değişiklik yapılmasına dair her türlü düşünceyi reddetti.

Gazete, Rum daimi temsilciliğinin derhal yoğun bir diplomatik perde gerisine giriştiğini ve neticede “Ankara’nın şantajlarının ve üye ülkenin, Rum ve Yunan hükümetleri açısından olumlu unsurların bozulmasını hedefleyen oyununun” boşa çıktığını ve Doğu Akdeniz ve Ege’deki “tahrikler” ile ilgili hiçbir değişiklik yapılmadan kabul edildiğini yazdı.

Haberde, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’un, sonuç bildirgesinde kaydedilenleri Varna Zirvesi’ne götürme sözünü ve Brüksel’in, Doğu Akdeniz’deki Türk faaliyetlerini mercek altına alma taahhüdünü önemli unsur olarak elinde tutan Anastasiadis’in, sonuçtan çok memnun göründüğüne işaret edildi.

“Varna zor olacak

Politis “Varna Zor Olacak… Erdoğan AB’nin Üslubundan Öfkeli Ama Gidecek” başlığıyla aktardığı Brüksel çıkışlı haberinde Juncker, Tusk ve Borrisov Varna’da TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmeye hazırlanırken AB üyesi ülkelerin, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ege’deki faaliyetleri hakkında benzeri görülmemiş sert bir üslup kullanmasının Rum ve Yunan hükümetlerinde memnuniyet yarattığına dikkat çekti.

Gazete, Türk olgularını büyük ölçüde sindirmiş diplomatik kaynak ve kişilerin, Erdoğan’ın Varna’ya gideceğini, Türk kamuoyuna gücünü ve kişisel cesaretini göstermek için Varna zirvesinin yapılmasını arzuladığı kanaatinde olduklarını,  AB’nin Türkiye’ye karşı benimsediği sert üslubun Erdoğan’ı çok sinirlendirdiğini, Varna’da bunu göstermekten çekinmesini beklemediklerini yazdı.

Siyasi analizcilerin ise  Erdoğan’ın Avrupalılar ile cepheden çatışmaya girmeyeceğini, Varna Zirvesi’nde ilişkilerin bozulmasını beklemedikleri, Ankara’nın tepkilerinin Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Kıbrıs sorunu üzerinde odaklanmasının bu değerlendirmeyi güçlendirdiğine dikkat çektikleri kaydedildi.

Gazeteye göre, Avrupalı diplomatlar Ankara’nın Ege’deki ve  Güneydoğu Akdeniz’deki tavrında değişiklik beklemiyorlar, Türkiye’nin tavrının özellikle Doğu cephesi, Suriye ve Irak’taki ve ABD ile ilişkilerindeki gelişmelerle şekilleneceğini değerlendiriyorlar.

Habere göre, Donald Tusk, Brüksel Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada, Varna görüşmesinin kolay olmayacağını, Güneydoğu Akdeniz ve Ege’deki faaliyetler dışında, Suriye’deki gelişmeler dahil başka konuların da ele alınacağını söyledi.  Türkiye ve AB’nin “komşu olduğunu”, açık konuşmanın ve ortak menfaat konularında işbirliği yapmanın yolunu bulmaları gerektiğini ekledi.

Anastasiadis memnun

Gazete “ ‘İlk Kez’…. Başkan Memnun Oldu”  başlıklı haberinde ise, Anastasiadis’in dün Brüksel Zirvesi bitiminde söylediklerini şu şekilde aktardı:

“Sonuç bildirgesinde, Doğu Akdeniz’de süregelen yasadışı faaliyetleri ve elbette Ege Denizi’nde yapmakta olduğu faaliyetleri konusunda su götürmez şekilde kınandığı açıkça görülüyor. Doğu Akdeniz derken Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden başkasını kast etmiyoruz, çünkü şikayetler bununla ilgili yapıldı, Avrupa Konseyi de buna atıf yapıyor.  Elimizde, gerek Kıbrıs’a gerek Yunanistan’a tam destek ve dayanışma belirten bir sonuç bildirgesi var.

Türkiye’nin süregelen yasadışı faaliyetleri ilk kez su götürmez şekilde kınanıyor ve bu, Varna görüşmesi öncesinde çok önemlidir. Aynı zamanda Türkiye, kanunsuz  faaliyetlerini durdurmaya ve Kıbrıs’ın doğal kaynaklarını uluslar arası ve Avrupa hukuku tahtında arama ve değerlendirme egemenlik hakkına saygı göstermeye çağrılıyor.”

Alithia manşet haberine “İstediğimizi Aldık… Avrupa Konseyi Sonuçları… Atina ve Lefkoşa Zirve Sonuçlarından Memnun, Ankara Öfkeli. AB Kıbrıs ve Yunanistan’ı Destekliyor, Kıbrıs Sorununda Bu Nedenle  Üçüncü Taraf Olarak Kabul Edilmiyor… Anastasiadis  Türkiye’nin Avrupa’nın Çağrısına Cevabı Konusunda Sepeti Küçük Tutuyor” başlık ve spotlarını attı.

Habere göre zirve sonrası yaptığı açıklamada “sonuç bildirgesinde ifade edilenlerin Varna zirvesinde Erdoğan’a iletilecek olmasının çok önemli olduğuna” işaret eden Anastasiadis “gündemde kayıtlı konularda ilerleme olması için Türkiye’nin Kıbrıs kökenli  yükümlülüklerini de yerine getirmesi gerektiği vurgusu ile iletilecek” dedi.

Avrupa ilk kez Kıbrıs ve Yunanistan'a destek belirtti

Anastasiadis “Avrupa ilke, değer ve normları ile uluslararası hukuka saygı göstermesi şartıyla, Türkiye’nin Avrupa  perspektifine karşı olmadıklarını, Türkiye’nin, Avrupa perspektifi olabilmesi için ona göre zihniyet ve davranış içerisinde olması gerektiğini anlaması”  dileğinde bulundu, şunları ekledi:

“Samimi olmak isterim. Türkiye uyum sağlayacak veya (yükümlülüklerini) yerine getirecek  iyimserlik görüntüsü yaratmak istemem ancak ilk kez Avrupa’nın üye ülkelere; hem Kıbrıs’a hem de Yunanistan’a destek belirttiğini saptıyoruz ve bu çok önemlidir.”

Prodromu "Her istediğimizi aldık

Gazete Rum Sözcü Prodromos Prodromu’nun ise  Rum yönetiminin memnuniyetini dile getirirken “tam da istediklerimizi aldık. Daha önce olmadığı kadar net görüşü aldık ve artık istenilen hedefler için Ankara’ya baskı çok daha büyük ve etkin olacak. Sonuç bildirgesinde kullanılan üslup Başkan Anastasiadis’in Avrupalı ortaklardan aldığı desteğin büyüklüğünü gösteriyor.”

Siyasi partiler de memnun

Gazete, Rum siyasi partilerinin Brüksel zirvesi sonuçlarını memnuniyetle karşıladıkları açıklamalar yaptıklarını yazdı.

Habere göre DİSİ, yazılı açıklamasında “Ankara’yı sorumlulukları ile karşı karşıya getiren sert bir açıklama. Türkiye esasen, üye ülkeye ve dolayısıyla Avrupa Birliği’ne karşı davranışları açısından Avrupa’nın takibi altına giriyor” ifadesini kullandı.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, AKEL’in Türkiye’yi “kınayan” zirve sonuç bildirgesini kutlamakla birlikte “Avrupa Konseyi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini genel ve müphem kınamayı seçti, Kıbrıs MEB’i içerisinde sınırları belirlenmiş ve ruhsatlandırılmış parseldeki (3’üncü parsel) son yasadışı faaliyetine atıf yapmaktan kaçındı” vurgusunu yaptı.

EDEK sonuç bildirgesinin “doğru yolda olduğunu ancak sonuç bildirgelerinin sadece sözlü saptama olduğunu” hatırlattı.

Vatandaşlar İttifakı Türkiye’ye “açık  ve net mesaj” diye nitelediği sonuç bildirgesi metni ile, Türkiye faaliyetlerine devam ederse Rum yönetiminin artık içerisinde hareket edebileceği ve Türkiye’ye karşı yaptırım talep edeceği bir çerçeve oluşturuldu. Bu sonuçlarla Varna’da Türkiye’nin çıkarına hiçbir şey ortaya çıkmayacağı  beklentisindeyiz” dedi.

Dayanışma Hareketi ise sonuç bildirgesi metninin Rum Yönetimi  ve bir kısım medya tarafından gösterilmeye çalışıldığı kadar etkileyici olmadığını belirterek “önemli olan AB içerisinde herhangi bir adım atmadan önce Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımasının dayatılmasıdır, bu yapılmıyor” dedi, Ekologlar ise “sadece iki sözlü kınama var, başka bir şey yok” ifadesini kullandı.

 
Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2018, 20:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3