ABD Kongresi'nin Kıbrıs raporu:

ABD Kongresi'nin Kıbrıs raporu:
“Kıbrıs:  Yeniden Birleşme Dayanaksız”; “Yeni Diyalog Kaygı Verici"

 

ABD Kongresi’nin Bağımsız Araştırma Dairesi tarafından hazırlanan ve KKTC’deki erken genel seçim öncesinde yayınlanan “Kıbrıs: Yeniden Birleşme Dayanaksız” başlıklı raporda, Kıbrıs müzakerelerinin geleceğinin ve hangi şartlar altında yeniden başlayabileceğinin belirsiz olduğu belirtildi.

Fileleftheros’un, “Yeni Diyalog Kaygı Verici… Türk Tarafının Müzakere Zemini Değiştirme Niyeti Not Ediliyor” başlığıyla aktardığı habere göre, raporda her iki tarafın da, Crans Montana başarısızlığından birbirlerini sorumlu tutmalarına karşın adanın her iki yanında da yapılacak seçimler sonrasına kadar bir düşünme dönemine girdiği ancak atılacak olası adımın birçok komplikasyonu olabileceğine işaret edildi.

Kıbrıs Türk tarafının, BM çerçevesinin değişimi kabul edilmeden müzakerelerin yeniden başlamayacağı yönünde beyanda bulunduğuna işaret edilen raporda “Kuzey Kıbrıs’tan gelen bu yeni anlatımın, uluslararası  topluma yönelik basit bir deneme balonu olmadığı ve 2018 seçimleri sonrasında herhangi bir yeni müzakere turu başlamasının kaygı verici göründüğü” görüşü ortaya konuldu.

Raporda, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın  “AB üyesi olarak Ada’da birlikte yaşayacak iki ayrı devlet fikrini” ortaya koyduğu, ucu açık müzakereye dönmeyeceğini ve müzakereler yeniden başlamadan, bir tamamlanma süresi üzerinde uzlaşılması gerektiği açıklamasının Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis tarafından kararlılıkla reddedildiğine işaret edildi.

Anastasiadis’in seçimdeki rakipleri tarafından “Crans Montana müzakerelerinin başarısızlığa uğrama sebebinin parçası” ilan edildiğine dikkat çekilen raporda, Rum tarafının, müzakerelere geri dönmeye hazır olduğu açıklamalarına rağmen 2 başarısız konferanstan sonra ve Türklerin güvenliği cidden göğüslemeye hazır olduğu mesajını, Ankara’nın aleni mesajı olarak görmeden Anastasiadis’in, müzakere masasına dönemeyeceği görüşünde birleşiyor” denildi.

Raporda, Rum Başkan adaylarından Nikolas Papadopulos’un açıkladığı yeni çözüm stratejisine de yer verildi.

Hidrokarbon aramalarının da bir komplikasyon oluşturacağı vurgulanan raporda, Türkiye’nin enerji şirketlerini, dolaylı yoldan da Fransa ve İtalya’yı sondaj yapmamaları, yapmaları halinde bir dostlarını kaybedecekleri konusunda alenen uyarmasına rağmen sondajların engelsiz devam ettiği kaydedildi. Türkiye’nin bölgede kendi sondajını yapacağı yönündeki açıklamasının da Anastasiadis’in veya seçilecek yeni liderin müzakerelere yeniden başlamakta zorlayacağına işaret edildi.

BM Genel Sekreteri’nin 28 Eylül 2017 tarihli iyi niyet misyonu raporunda, müzakerelerin yeniden başlaması için öne sürdüğü şartlara hiç yer verilmediği kaydedilen 40 sayfalık raporda “2018 Baharı’na kadar, yani her iki tarafta da seçimlerin yapılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi sonrasına kadar beklemek ve  her iki tarafın da masaya gerçekten dönüp dönemeyeceğine bakmak gerekiyor. Bu noktada, Kıbrıs için bir nihai çözüm dayanaksız olmaya devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

Politis de haberi “Kongre Raporu, Çözümün Yakalanması Yine Zor Hedef Diyor… Her İki Taraftaki Seçimler ve Tezlerin Sertleşmesi Durumu Karmaşıklaştırıyor –Bahara Kadar Kritik Pencere” başlık ve spotuyla aktardı

Gazete, raporu yazarı Morelli’nin “bahara kadar Akıncı’nın  önemli kararlar alma olanağı olacağını ve Anastasiadis’in de, yeniden seçilmesi halinde, garantiler konusunda daha esnek olabileceğini değerlendirdiğine vurgu yaptı.

Gazete, şöyle devam etti:

“(Morelli)i Akıncı’nın artık Anastasiadis’e güvenip güvenemeyeceğini sorguluyor. Seçim kampanyası Anastasiadis’in yaklaşımını olumsuz etkilerse veya Kıbrıslı Türkler arasında B planının sağlamlaşması halinde ne olacağını sorguluyor.  Bir B planının Kıbrıslı Türkler için ne anlama geldiği ve tarafların önce sadece iç meselelerde müzakere edip edemeyeceklerinin net olmadığına dikkat çekiliyor. İki taraf yeni bir federasyon hükümetinin federal yapısı ve yönetiminde anlaşmaya varırsa, Akıncı’nın, Kıbrıslı Türklere yeni federal yapı altında ve AB hukukunun garantileriyle verilecek güvencelerin,  garantiler konusundaki yaklaşımını gözden geçirmeye yeterli olup olmadığını değerlendirmesi gerekecek”

 
Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2018, 12:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3