Enosisçi AKEL'i aklamaya- paklamaya çalışan gafillere ve cahillere yanıt

AKEL muhibbi olduğu anlaşılan CTP Milletvekili Doğuş Derya, önceki gün KANAL T'de Rum sevici ve Türkiye-KKTC düşmanı Serhat İncirli’nin programında "AKEL , kongresinde aldığı ENOSİS kararından ötürü özeleştiri yaptı, özür diledi. AKEL’in ENOSÍS’i destekleme kararını ilk önce kitabında Niyazi Kızılyürek açıkladı . AKEL , Kongre kararı ile ENOSÍS’e destek kararını iptal etti. .." şeklinde atıp tutmuş
AKEL’i savunacaklar diye hiç sıkılmadan rahatlıkla veya cehaletle yalan söylemeye başladılar...
AKEL’in ne mal olduğunu anlatmadan önce şu 4 hususu vurgulamak istiyorum:

1-AKEL'in ENOSİS’Çİ olduğunu 1980'de AŞAMA dergisinde ben belgeleri ile ortaya koydum. İlk kitabımda da 1986'da belgeleri ile yayınladım. Niyazi Kızılyürek daha o zaman Bodamyada kısa pantolon ile gezerdi

2-AKEL ancak Türk Barış harekatı ile ENOSİS’i ebediyen Akdeniz’in mavi sularına gömülmesnden 9 yıl sonra, 29 mart 2005'de yayınladığı 80. Yıl tezlerinde izlediği ENOSİS politikası nedeniyle yarım ağızla, özür dilemiştir. Ancak yüzlerce kez çağrı yapmamıza karşın, 1966 ENOSİS KARARINI İPTAL EDEN BİR KARAR ALMAMIŞTIR. DOĞUŞ DERYA VEYA BİR BAŞKA AKEL AVUKATI AKSİNİ İDDİA EDERSE BELGE ORTAYA KOYSUN

3-AKEL 1967'DE RUM MECLİSİ’NİN OY BİRLİĞİ İLE ALDIĞI ENOSİS KARARINA OY VERMİŞTİR VE YİNE YÜZLERCE KEZ ÇAĞRI YAPMAMIZA KARŞIN, BU KARARIN İPTALİ İÇİN DE BUGÜNE DEK ÖNERGE VERMEMİŞTİR. KARAR İPTAL EDİLMEDİĞİ İÇİN HALA GEÇERLİDİR. RUM MECLİSİ BU KARARA DAYANARAK İSTEDİĞİ ANDA ENOSİS İLAN EDEBİLİR.

4-HRİSTOFYAS' İN CUMHURBAŞKANI OLDUĞU DÖNEMDE, 2008 YILINDA "BİZ ENOSİS’İN POLİTİK YOLDAN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİ SAVUNUYORUZ, EOKA SİLAHLI YOLDAN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİ SAVUNMAKTAYDI, ARAMIZDAKİ FARK BUYDU" ŞEKLİNDE KONUŞTUĞU RUM DEVLET TELEVİZYONU PİK 1’DEKİ VİDEO KAYDINI ÖNCEKİ GÜN SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTIM. DİLEYEN SAYFAMDA VEYA YOUTUB’DA GÖREBİLİR

Doğuş Derya’ya, Serhat İncirli’ye, Niyazi Kızılyürek’i ve bilumum AKEL kuyrukçularına sesleniyorum: KANAL T’Yİ VEYA BİR BAŞKA TV’Yİ KULLANARAK, CAHİL CAHİL, YALANA DAYALI SAFSATALARLA AKEL’İ AKLAMAYA, ENOSİS’CİLİĞİNİ GİZLEMEYE ÇALIŞMAYIN. BU KONUDA ELİMİZDE BİNLERCE BELGE VARDIR...SİZLERLE HER PLATFORMDA BELGELERLE TARTIŞMAYA HAZIRIM...BOŞUNA ÇABA HARCAMAYIN, KNDİ KENDİNİZİ DAHA FAZLA REZİL ETMEYİN...

SAMİMİ DEĞİL

AKEL ve kullandığı papağanları AKEL’in “Türk dostu olduğunu, ayrı milli kimliğimize, eşitliğimizi saygılı olduğunu, iddia ediyorlar, ancak samimi değil, inandırıcı hiç değil…
Samimi olsa, ya yayılmacı ve hegemonyacı Rum-Yunan hedeflerini ileri götürmek için kurulan ve faşist, ırkçı, Türk düşmanı ELAM’ın, eline Türk kanı bulaşmış olan Lisaridis’in partisi EDEK’in, eli kanlı Makarios’un ve Papadopulos un partisi DİKO’nun ve EOKA’nın partisi DİSİ’nin temsil edildiği Rum Ulusal Konseyi’nden ayrılır, ya da o Konsey içinde Türk Halkının meşru hak ve çıkarlarını savunan bir siyaset izler…
Samimi olsa, tarihi boyunca izlediği ENOSİS politikası için tüm medya organlarında yüksek sesle gerekçeli bir açık özeleştiri yapar ve özür diler..
Samimi olsa, 1964 ve 1967’de kendisinin de oy vermesiyle oybirliğiyle alınan 2 ENOSİS kararının iptali için önerge sunar ve kendi kurultayında 1966’da aldığı ENOSİS kararını da iptal ederdi…
Samimi olsa, adada TEK HALK bulunduğu safsatasını terk eder, milli kimliğimize saygı gösterir, bizi uyduruk bir ifade olan “kıbrıslıtürk” olarak tanımlamaktan vaz GEÇER,”KIBRIS TÜRK HALKI” demekten korkmaz, Kıbrıs Türk Halkının ayrı egemen bir HALK olduğunu kabul eder, egemen eşitliğimizi tanır, ayrılma ve ayrı devlet kurma hakkını da içeren self-determinasyon hakkımızı kabul edip savunur…
Samimi olsa, program ve tüzüğünde bizi diğer azınlıklar gibi “tek Kıbrıs Halkı içindeki bir azınlık” olarak tanımlamaktan vaz geçer…
Samimi olsa, içimizde 5. KOL faaliyeti yapmaya, CTP-BKP içinde gizli hücre örgütlemeye son verir ve devletimizi, milletvekillerimizi ve kurumlarımızı “sahte” olarak nitelemekten vaz geçer, ambargoların kaldırılması için gerekli adımları atar…
Samimi olsa Cumhuriyetin yıkılmasındaki sorumluluğunu kabul eder, 1963-1974 dönemi saldırıları ve katliamları nedeniyle Kıbrıs Türk halkından yüksek sesle özür diler, tazminat hakkımızı savunur, tazminat ödenmesi ve AKRİTAS planını yapanlar ile uygulayanların yargılanması için Rum Meclisine yasa önerisi sunar…

1963 EOKA SALDIRILARINA İLKİŞKİN TAVRI

Her zaman şövenizme karşı çıktığını ve uzlaşmaz olanın Türk liderliği olduğunu söyleyerek, Türklere karşı dostluk politikası güttüğünü iddia eden komünist AKEL Partisi liderleri, 1963’de EOKA ve RMMO’nun Türklere yönelttiği saldırılara karşı da hiçbir tepki göstermediler, EOKA saldırılarını “kurtuluş ve anavatan Yunanistan’la milli rehabilitasyon” olarak nitelediler..
Nitekim AKEL MERKEZ Komitesi'nin 14 Mayıs 1964 tarihli bildirisinde şöyle deniyordu:
- "Kıbrıs Rumlarının kurtuluş mücadelesi ( AKRİTAS Planı çerçevesindeki ENOSİS amaçlı Rum saldırılarından söz ediyor), şüphesiz ki Türk dostlarımızın gerçek çıkarlarına hizmet edecektir".
Hiç şüphesiz AKEL "Kurtuluş"dan ENOSİS’İ anlamaktaydı.
AKEL Merkez Komitesi'nin Acheson planına ilişkin olarak 8 Ağustos 1964 tarihinde yaptığı bir açıklamada ise şöyle deniyordu: 
- “Kıbrıs halkının isteği emperyalist NATO ile birleşmek değil, Yunanistan'la olacak birleşmedir. Yunanistan'la olacak birleşmeye EVET, NATO ile olacak birleşmeye HAYIR".
Yine AKEL eski Genel Sekreteri Papayuannu 22 Ağustos 1964 tarihinde, Ortadoğu Haber Ajansı ile yaptığı söyleşide ise şöyle diyordu:
- "Partimiz, her zaman Enosis’ten yana olmuştur. Kıbrıs Halkı, kendi geleceği için karar verme zamanı geldiğinde biz Enosis’ten yana oy kullanacağız".
Papayuannu 8 Eylül 1964 günü Associated Press'e verdiği demeçte de şöyle diyordu:
- "Partimizin politikası her zaman için Yunanistan'la birleşme yolu ile milli rehabilitasyondan yana olmuştur".
Papayuannu, 16 Eylül 1964 tarihli Merkez Komitesi toplantısında yaptığı konuşmada ise self-determinasyon hakkından ne anladığını açıklıkla ortaya koyarak şöyle diyordu:
- "Kendi kaderini tayin hakkını kullanmak, Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesi için oy kullanmak demektir".
Aynı doğrultuda bir açıklama da AKEL Merkez Komitesi'nin Plaza Raporuna ilişkin
olarak 5 Nisan 1965 tarihli bildirisi ile yapılmıştır:
- "Anti-emperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı mücadelemiz (ENOSİS) değişmemiştir. Bu hedef, kendi kaderini, tayin hakkını kullanması ile Kıbrıs'ın anavatan Yunanistan'la birleşme hedefidir.

1966 KONGRESİ ENOSİS KARARI

AKEL, bu açıklamalarla da yetinmemiş ve Mart 1966’da toplanan 11 kurultayında oy birliğiyle ENOSİS kararı almıştır. Bu karar şöyleydi:
"Kurultay, AKEL'in ulusal kurtuluş savaşımızdaki sürekli ve değişmez tutumunun bağlantısızlık, bağımsızlık tam egemenlik, Kıbrıs'ın toprak bütünlüğü ile, yabancı üslerin ve casusluk için kullanılan radyo istasyonlarının Kıbrıs'tan kaldırılmasını teyit eder.
Ancak bu amaçların gerçekleşmesiyledir ki, Kıbrıs Halkı geleceğini her türlü yabancı
baskılardan ve müdahalelerden uzak olarak ve dünyaca kabul edilmiş olan self-determinasyon
ilkesi çerçevesinde serbestçe kararlaştırmak olanağına sahip bulunacaktır. Ancak bu tutum çerçevesindedir ki Halkımızın ULUSAL REHABİLİTASYONU - KIBRIS'IN YUNANİSTANLA BİRLEŞMESİ etrafındaki haklı emelleri, herhangi bir şantajın veya zorlamanın sonucu olarak değil de halkın öz iradesinin ÖNCE BAĞLARINDAN KURTULMUŞ OLAN HALKIN zorlanmadan, özgürce ifade edilecek İRADESİNİN SONUCU OLARAK GERÇEKLEŞECEKTİR...”
Kıbrıs Türklerine yoğun saldırılar olurken, AKEL'in, saldırıları durdurmak için faaliyet yapmak yerine ENOSİS’ten başka birşeyden söz etmemesi, tam aksi iç cephemizi çökertmek için, devşirdiği gafil Türkler vasıtasıyla içimizde 5. KOL faaliyetleri yapması, onlar vasıtasıyla köylerimizde ve utanç barikatlarında işkence edilen insanlarımıza “hükümetin meşru kuvvetlerine silahlarınızı teslim edin, faşist TMT liderlerine ve Türk subaylarına isyan edin, Denktaş’ı dinlemeyin” ifadeleri içeren Türkçe bildiriler dağıttırması ve bugün bütün bu yaptıklarından dolayı açık bir özeleştiri yapmayıp, özür dilememesi, aldığı ENOSİS kararlarını iptal etmemesi, bu partinin gerçek yüzünü göstermektedir..
Dolayısı ile AKEL yönetiminin propaganda amaçlı şovlarına karnımız toktur...AKEL’e aptalca davranarak kanmaya devam edenlere ve bu ENOSİS’çi partiden aday olanlara tavsiyem, “önce AKEL tarihini araştırın, okuyun, öğrenin, ondan sonra hala vicdanınız söylerse, mideniz hazmederse, AKEL propagandası ve avukatlığı yapın” olacaktır…

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18