Üniversite Sektöründe Tehlike Çanları

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Turizm ile birlikte lokomotif sektörlerinden olan Eğitim de aktif olan öğrenci sayısı 85 Bin olarak açıklandı. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Dr. Ziya Öztürkler, adada 44 Bin Türkiyeli, 28 Bin de 3’üncü dünya ülkesinden öğrencinin bulunduğunu açıkladı. Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kutsal Öztürk de yaptığı açıklamada geçen sene gelen öğrenci sayısının 8 Bin olduğunu bu yıl ise 6 Bin civarında öğrencinin gelmesini hesapladıklarını belirterek tehlikeye dikkat çekti, herkesi el birliği hareket etmeye davet etti.

Üniversite Sektöründe Tehlike Çanları

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Turizm ile birlikte lokomotif sektörlerinden olan Eğitim de aktif olan öğrenci sayısı 85 Bin olarak açıklandı. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Dr. Ziya Öztürkler, adada 44 Bin Türkiyeli, 28 Bin de 3’üncü dünya ülkesinden öğrencinin bulunduğunu açıkladı. Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kutsal Öztürk de yaptığı açıklamada geçen sene gelen öğrenci sayısının 8 Bin olduğunu bu yıl ise 6 Bin civarında öğrencinin gelmesini hesapladıklarını belirterek tehlikeye dikkat çekti, herkesi el birliği hareket etmeye davet etti.

“YÖKAS Devreye Girdi”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Dr. Ziya Öztürkler, “devletin aldığı bu yıl iki tane önlem var. Birincisi eskiden öğrencinin izin çıkarma zorunluluğu yoktu. Yani çocuk elinde öğrenci belgesiyle adaya istediği gibi giriş ve çıkış yapabiliyordu. Bu yılın başı itibariyle artık üçüncü ülkeden gelen çocuklarımız her yıl, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen çocuklarımız da 2 yılda bir muhaceretten gidip öğrenci izni almaları gerekecek. Bu nedir? Muhaceret izni alabilmeleri için aktif öğrenci olduğunu, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği herhangi bir sağlık sıkıntısının olmadığını, ikametgâhını, devam-devamsızlık durumunu göstermesi gerekir. Bunları gösterdiği takdirde İçişleri Bakanlığı, çocuğa muhaceret izni veriyor. Bu birinci uygulamaydı. İkinci uygulama devletin kurmuş olduğu Yüksek Öğrenim Kayıt Sistemi var. Bir çocuğun öğrenci izni alabilmesi için devletin kurmuş olduğu YÖKAS (Yükseköğrenim Kayıt Sistemi) içerisinde bilgisinin üniversite tarafından yüklenmiş olması gerekiyor. Eğer üniversite o bilgiyi sisteme yüklemezse KKTC Milli Eğitim Kültür Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı, o sistemde çocuğun ismi olmadığı için devlette hiçbir resmi işlemde yer alamıyor. Bu nedenle üniversiteler, o bilgiyi sisteme yüklemekle mükellef oluyor. Bunlar tabi daha önce yoktu. Bu nedenle bunlar güzel uygulamalar. Yani en azından şu anda üniversite öğrencileri kayıt altında ve muhaceretten de devam-devamsızlık durumunu dâhil, sağlık raporunu, aktif durumunu gösteren belgelerini göstererek bunları her yıl düzenli olarak yapmaları gerekiyor” dedi. 

İsteyen İstediği Kayıt Yaptıramıyor

Dr. Ziya Öztürkler, “İkinci bir uygulama da şudur: Daha önce bir ülkeden, Türkiye Cumhuriyeti dışından, uluslararası bir ülkeden adamıza öğrenci geldiğinde, bu öğrenci liseyi tamamlamışsa üniversite tarafından kaydı yapılabiliyordu. Geçen yıl daha kaliteli uluslararası öğrenci gelebilmesi anlamında Yükseköğrenim Kayıt Kabul Tüzüğü hazırlandı. Bu da Bakanlar Kurulu’nda onaylanarak yayınlandı. Bu nedir? Buna göre artık her ülkeden gelecek öğrenci için kendi ülkesine göre, yani bu  Azerbaycan için ayrıdır, Kırgızistan için ayrıdır, kriterler konuldu. Üniversitenin bu gelen öğrenciyi kabul edip kayıt yapabilmesi için bu kriterlerin sağlanması gerekir. Bunlar hem ülke güvenliği hem de adadaki uluslararası öğrencinin kalitesini daha yukarıya çekmek için atılan adımlardır. Tabi bunların meyvesini almak için biraz zaman geçecek. Bu yıl başladığı için, bu sistemin tam olarak oturup istenen noktaya gelebilmesi için bir sürecin de doğal olarak yaşanması gerekir” ifadelerini kullandı.

“85 Bin Aktif Öğrenci Var”

Ülkedeki öğrenci rakamları hakkında da bilgi veren Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Dr. Ziya Öztürkler,  “Şu an sistemde 102 bin öğrenci var. Bu 102 binin yaklaşık 85 bini aktif olan öğrencidir. Bilinmesi gereken şu: Bir öğrenci adaya gelebilir. Adaya geldikten sonra bu ülkeyi beğenmeyebilir, ayrılabilir. Sağlık sıkıntısından dolayı ayrılabilir veya dondurabilir. Ama her öğrencinin kaydını dondurma veya sağlık nedenlerinden dolayı devam etmeme gibi hakları vardır. Hep şu örneği veririm: Öğrencinin 7 yıllık hakkı vardır. Bu durumda olan yaklaşık 17-18 Bin öğrencimiz vardır. Üniversite bunları öğrencisi olarak gösterir. Çünkü öğrenci kaydını silmeden veya süresi dolmadan üniversitenin de o kaydı silme gibi bir hakkı yoktur. YÖK’teki kayıt kurallarına göre de bu şekildedir. Bunlar uluslararası normlardır. Bu nedenle öğrenci sayısı farklı bir noktadır, aktif öğrenci sayısı farklı bir noktadır. Şu anda 44 bin Türkiye Cumhuriyeti, 28 bin üçüncü dünya ülkesi, 12 bin de KKTC vatandaşı öğrenci vardır diye” konuştu. 

“60 Bine Yakın Muhaceret Var”

Dr. Ziya Öztürkler, “şu anda aktif öğrencinin 60 bine yakını muhaceret yaptırdı. Aktif öğrencilerin 12 bini KKTC’lidir, bundan dolayı da  KKTC vatandaşları doğal olarak muhaceret yaptırmıyor. Yüksek lisans, doktora ve hukuk gibi devam zorunluluğu olmayan alanlardaki öğrenciler muhaceret yaptırmıyor. Yeni gelenler için de bahar dönemi için de daha süreç devam ediyor” dedi.

“Daha Az Öğrenci Gelmesini Bekliyoruz”

Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üniversitelerimizde, özellikle geçen dönem olmak üzere 8000 öğrenci geldi. Bu oldukça düşük bir sayıdır. Dolayısıyla bizim bu sene de beklentimiz maalesef daha az olacağı yönündedir. Biz bunun bir devlet ve hükümet sorunu olarak alınması gerektiğini düşünerek devlet ve hükümet yetkilileriyle ayrı ayrı görüştük. Kendilerine öğrenci sayısının artmasının ve öğrenci varlığının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi için gerçekten çok önemli olduğunu anlatmaya çalıştık. Fakat maalesef Türkiye’de de gerek vakıf üniversitelerinin baskısı gerekse özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gidilmemesi doğrultusunda bir yaklaşım var ifadelerini kullandı.

Bir

Biz YÖDAK vasıtasıyla en azından bu sorunların aktarılması ve bu gerçeklerin bilinmesi doğrultusunda gerçekten ciddi olarak çalıştık diyen Prof. Dr. Kutsal Öztürk, neticede bekleneni ve isteneni alamadık. Bakın, bu sene maalesef göreceğiz eğer 8000’den 2000 azalan bir sayı ile karşılaşacağız. 2000 sayısı bile tüm sektörleri alt üst eden bir durum ortaya çıkaracaktır. Yani gerçekten hükümetimizin, devletimizin bu durumu ciddi olarak görmesi lazım. Ekonomimizde de gerçekten zor ama çok zor durumlar ortaya çıkmasına neden olacaktır dedi.

“Türkiye ile Konuşmamız Lazım”

“Hemen hemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki her üniversite öğrenci alabilmek için, yabancılar da dâhildir buna, çok çalışıyoruz” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Kutsal Öztürk, “ama şu anda Türkiye’de yabancı öğrenciler için o kadar iyi imkânlar sunuyorlar ki… Türkiye şu an yabancı öğrenci hedefini 500 000’e çıkardı.  Bu 500 000’e o kadar iyi imkânlar tanıyorlar ki yani neredeyse onlara vatandaşlık hakkı bile veriyorlar. Dolayısıyla çok önemli bir haksız rekabetle de karşı karşıya kalarak o alanda da mağdur duruma düşeceğiz. Yani bunlar gelecekte hepimizi çok çok büyük bir rahatsızlığa itecek tarzda sorunları beraberinde taşıyacaktır. Bunun için de elimizden gelen her şeyi hep beraber yapmak zorundayız. Başta YÖDAK olmak üzere bizim, tüm üniversitelerin rektörleriyle birlikte bu durumu ciddi olarak ele alıp devlet ve hükümet yetkililerimizle beraber hareket ederek ve Türkiye’ye bu durumu açıklayarak, izah ederek bir sonuç alma mecburiyetimiz var” şeklinde konuştu.

“Halk ve Hepimizi Bunu Göreceğiz”

Prof. Dr. Kutsal Öztürk, “bakın, zaten hep beraber göreceğiz, yaşayacağız inşallah. Yani kötü olmasını hiçbir zaman istemiyoruz ama gerçekler bunu ortaya koyacak. Bakın dediğim gibi, yani 1000 veya 2000 öğrenci eksikliği bütün sektörleri inanamayacağınız derecede rahatsız edecektir. Buradan restoranlar dâhil, kiralar dâhil, elektrik, su, yani tüm alışveriş merkezleri görecek ki ciddi olarak rahatsızlık duyacaklar. Bunun bilincinde olsunlar. Türkiye’de şu anda bizi en çok rahatsız eden durum “Kıbrıs pahalı” ifadesinin işlenmesidir. Ve bunu da gerçekten görüyorlar. Onun için halkımızın da bunun çözümüne katkı koyması gerekir. Yani daha hâlâ sen 6 ay peşin alacaksın, yok dövizle ödeyeceksin, yok onu yapacaksın bunu yapacaksın gibi yaklaşımlar inanılır gibi değil. Bugün Türkiye’de gerçekten sorun hemen söyleyeceklerdir: “Kıbrıs pahalı”. Hâlbuki bizim öğretim ücretlerimiz en az olandır. Yani bakın diğer vakıf üniversitelerine göreceksiniz. Buna rağmen “Kıbrıs pahalı” propagandası gayet rahatsız edici bir durum yaratmıştır” ifadelerini kullandı.

“Bizleri Derinden Yaraladı”

Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk, “O da inanılmayacak derecede tüm üniversiteleri ciddi olarak yaralayan, rahatsız eden bir durumdur. Özellikle tercihler dönemine girerken hep bu tip olaylar zaten ortaya çıkar. Hepimizi çok rahatsız etmiştir ve buna karşı tepkiler ve buna karşı çalışmalarımız hemen oldu ama… Dün neyse ki doğru bulundu. Çünkü Türkiye’deki mezunlar da bundan çok rahatsızdı. YÖK’e gidip hatta orada telefonlarla konuşmaları tespit edip sosyal medyada da kullandılar. Ama YÖK’ten açıklanan haberde bunun teknik bir sorun olduğuna, bunun çözüldüğüne, şimdiye kadar özellikle diplomalarla ilgili bir sorunun olmayacağına dair resmi bilgi verildi bize. Daha doğrusu YÖK tarafından açıklandı.  Ama dediğim gibi baştaki bu durumu hele ki “diplomaların sahte olması” veya benzeri garip şeylerle ifade etme tabii ki hepimizi sarstı” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18