Düşüncelerin, geleceğin olur!...

Olaylar arasında sıkışıp kalırız zaman zaman. Ne istediğin, düşündüklerin, sözlerin arasında net olmayı seç!. Bugün nasıl bir yaşamı hayalimizde yaratmışsak onu yaşıyoruz.

Geçmişini bırakamadıkca çeşitli bahaneler üreterek şimdiyi yaşayamazsın ama geleceğe o bahaneleri Istemeden de olsan taşırsın. Ne düşündüğün, ne söylediğine dikkat et!.. Kırılan kabinin şifalanması içindir desem ardındaki cevabın ne olurdu? Ardı ardına sıralayacağın birden fazla cevabın olurdu. Geçmişi geleceğe taşıyarak şimdiyi yaşayamazken enerjini aşağıya çekmeye başlarsın. Kimse için değil de kendin için yapacakların seni olumlu, mutlu, motive, yapıcı kılmaya yetecek.

Senin göremediğin, bir an yansıyanın duygularındaki beklentilerine cevap ararken, ürettiğin ve bir yandan da yaşamamak için direttiklerindir. Gerçekte istemediklerinle yüzleşmemek için dikkat ettiğindir bugün seni olduğun yerden alıp götüren. Kilometrelerce uzaklara taşınan bir ruh varlığıyız bedeni bıraktıktan sonra geride kalan. Sağlıklı, sıhatli, huzurlu, sevinçli olmayı seçerken tüm bunlara engel olan inançlarımızı veya bizi rahatsız eden bir işle uğraşıyorsak, ilişkimizde olumsuz yansımalar varsa. Çevrenizdeki ilişkilerinizin kötüye gitmesi vs… değiştireceğin yaşam rotanda arayacağın hatda otomatik pilota bağlayacağınız güzel düşünceleriniz ile olumlu, pozitif empatileriniz herzaman zihninizde olsun!

Nerede olursan ol farkeden sadece yansıyanlarla uyumundur. Nedensiz olmayan karşılaşmalar veya sebeplerinin, düşüncelerinin, aklının, mantığının, sözlerinin geleceğine dönüşmesi ve kaderin diye karşına çıkan, gerçek yaşamına dönüşerek bir hal almaya başlar…

Kendi hayat hikayelerinizi her an ve her saniyeler arasında yaratıyorken, yaşam senaryolarınızla birlikte oyuncu kadrolarınızdır geri yansırken duygularını olumlu olumsuz tetikleyecek olan.

Herşeyi bilipte uygulayamıyorsan hayata takılıp kalmışsındır…

Çevrenin ne diyeceklerinden, kontrolünü başkasına bıraktığın içindir...

Böylece dışardan gelecek olanlara daha çok takılarak hayatını zora sürüklüyorsun…

Geçmişle besleniyorsan bırakman gerekeni bırakmıyorken nasıl yaşantın hayat olabilir?

Düşüncelerin geleceğin olur. Genellikle “kaderim” derim lakin hayattan alınacak onca derslerimizin arasında en korkutucu olan olumsuz yarattıklarımızın gerçeğe dönüşmesidir. Ve ardından nedenlerimiz devreye girerken düşünceleri yoklamaz en sona kaldımı irdelenmeye başlar. Başkalarından satın aldığınız korku inançları bilinç altına aşılanmaya başlar. Bilinçaltınızdaki her duygu ve dokunuşlardan derslerinizi çıkartarak değişin. Kendine bir adım atacaksın diye dışarıya saldırganlaşarak beklentilerine neden aramaya başlarsın. Sen değişmediğin müddetce çevrende değişen kimliklerdir sana batmaya başlayan. Sürekli ayni noktada, döngüde dönüp durdukça geçmiş sanki şimdiymiş gibi yaşarsın ve acı çekmişsen daha fazla onu duygunda hissedersin.

Herkesin değiştiği gibi sen de değiş...

Kimse kendi istemediği müddetce değişemez. Her birimizin deneyimlenmesi gereken bir yaşam rituelleri vardır ve geçiş evreleri farklıdır. Bugün benim başıma gelenin senin de başına gelecek diye bir kuralı yok!

Çok küçük detaylara takılarak hayatının en güzel, verimli olduğu bir döneminde sıkıntılarını dile getirdikçe en yakınları ile konuştukca ağzından istemeden de olsa olumsuz yargı ile kendi ışığını söndürdü. Stresli bir işi vardı. Tek kişi bir çok kişiyi yönetecek derken sorunlardan sıkılmış, etrafındaki olumsuz menfaatci kişilerden uzaklaşmak isyetdi. Ağzına gelen diline dolanan süreki düşündürten yarınlarına paralel bir de ölümdem sürekli bahsederdi. Ölsem de kurtulsam derdi. Hiç beklenmedik bir anda hayatını kaybeder.

Söylediğiniz her söz, dilinize dolanarak hayatınızı kararta’da bilir ışığa yükselişe de götürebilir. Kendi ruhunuzun dışa salınıvermesine izin verin. Bugün yargıladığın, eleştirdiğin her bir şeyin sana yansıdığını bilseydin dikkat etmezmiydin?

Dilinize dolanan olumsuz düşünceler varsa bu bana ait değildir diyerek kendi kendini telkinlerde bulun.

SÖZLER SİHİRDİR!..

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18