Değişimine izin ver

Yılların birikimleri ile herşeyin bir arada olması, bugün olduğunuz yere sahip olmanıza nedende, sebepler de olduklarınızdır...

“Geçmişteki ben ve bugünkü ben” diye düşündüklerine yöneldiğin zaman aslında herşeyi yaratan düşüncelerimizin eserleriyle olduğumuzun işaretleridir.

“Akıl, mantık, şuurumuzun” farklı açılarla olaylara bakıyor olması, var olan bilinç dalgacıklarınızdaki tüm yansımaların O’ an hangi “algı” pozisyonundaysanız onu yaşayan duygu, düşüncelerinizlesiniz...

Değişimimizin faturalarını farklı açılardan yakalayarak yaşıyoruz ve bunu zihnimizdeki olumlu, yada olumsuz seçimlerimizle kendimiziz yaratan.

Hayat seçeneklerimizde şimdi şu an neye ihtiyacımız varsa onu elde ederiz.

Dar açıdan olaylara baktıkça aradığımız o an her ne ise ona odaklandığımızdan başka hiç bir şey görmez gözlerimiz. Farklı karmalar arasında karışan dirençllerle, kalıplar, tabuların farkına varamadığımız, istemediğimiz olanı hiç yokmuş gibi düşünmek ve sadece istediklerimize odaklı kalabilmek sanattır. Ancak bilinçaltımızdaki nedenleri bilirsek kolay değişim süreci başlatabiliriz sırf hedeflerimize ulaşmak için.

Evrende herşey var! “isterken dile ve olsun!” diyerek çevrenizdeki kişilerin farkındalığından yararlanınız. Tekerleme gibi telafuz ederlerken aslında burada biz farkına varmadan dışarda arayışa girdiğimiz ve kendimize yönelerek farkındalığı yakalayabilmemiz içindir.

Hiç bir şeyden kendimizi mahrum bırakmamaya, hatda daha iyi, düşünceli yaklaşmamız gereken yaşamın çizgisinden kendimizi soyutladıkca kontrolden çıkışımızı, silkelenişlerimizi, sorunlarla mücadele ederek duygusal takıldığımız kimlik sergilemiş oluruz.

Bu ben miyim? Istemeden her ne yaşıyorsak irdelenmesi gereken geçmişteki anılarınızdır. Kalıplarınızın farkındalığına sahipken onu değiştirmekte basitleşir. Sadece olumsuz olanlarla beslenmenin size kazandıracağı bir şeyin olmadığı gibi tüm hayallerinizi kısır döngü içerisine mıknatıs gibi çekeceğidirde.

Ben “Kendimden dileyecek, isteyecek olduktan sonra, ne olacağınıda bilmezmiyim?” diye düşünerek kendinize haksızlık ettiğinizi, kapılarınız kapalı olduğu müddetce ilerleyemeyeceğinizi ve başkasından getirmesini isterken, beklerkende hep beklentide olacağınızı biliyorsunuzdur.

Oysa, kendi içimizdeki potansiyelimizin farkına vardıkça “dile” getirilerek…..’ (onu) uyandırıyor, talep ederek evrene o mesajı gönderiyoruz. Lakin bizler bunu kendi iç dünyamıza aşılayarak o titreşimlerimizle gerçekleştirmeye başlarken bilinçli farkındalığımızı yakalayacağız. O zaman yarattıklarımız kendi mucizemiz olur.

Ben “Meleklerimden talep ediyorum ve istiyorum onlar benim için gerekli olanı yapar…”

O’ Melek sen olsaydın, (olması için) olacağına inanarak var ederdin.

Şimdi “sen bir Meleksin” desem ve istediklerinin bir listesini yapsan, onun olacağına kendini inandırsaydın ki olacak! Içsel düşüncelerin, hislerin ona güvenmez miydi? Kendini rahatlamış, güvende hissetmezmiydin?

Nasıl olsa olacak olana inanırken hayat devam ediyor ve hayatını zamanın içinde nasıl gelişirse o şekilde yaşamaya devam ederdiniz.

Melekler bizlere yardım etmeyi sever, iyilik yapanlar olarak bilinçaltımıza aşılanırlar. Tanımlanmış olarak hayatımıza huzur kattıkları doğrudur. Bir ben varsa bir de benden başka görünmeyen enerjiler çevremizdeler. Sen neysen sana yansıyanın o olcağına göre kendimizi tanımanın, keşfetmenin keyifli olacağına inandırılıyoruz.

Kabullenmek gerekiyor ki “eğer”lerimiz çoktur. Ardından “ya’lar” gibi sebeplerimiz ortaya çıkar. Kimliğimizin önünde, ardında duranları uyandırdıkca özümüze ulaşırız. Özdeki his saf bilincimizin taşımış olduğu meleksi dünya vardır. Her durağan inançlarımızla yaşarken onların değişeceğine inanmazsak değişmez. Saf koşulsuz sevgidir içimizi saran sıcaklık, güzel olumlu pozitif düşüncelerle beslenerek geçmişten gelen olumsuz birikimlerimizi, kalıplarımızı nötürleriz. Içimizdeki Meleklerimizin Cennetine uyandırılıyoruz…

Her olan olmayan hayrımıza olduğu kadar düşüncelerimizi elekten geçirmeye başlıyoruz.

Olumlu telkinlerimizle kendimize çeki düzen vermeye başlıyoruz…

Eksiklerimizi keşfettikçe nasıl ki her hücrelerimizin de ihtiyaç listesi var onları unutmamalı. Var olan herşeyin enerjisi ile hayattan amaçlar doğar... Kimliklerin değişim faturasına bakıp kimseyle sözleşme yapmamaya gayret ederiz. Bu her ne kadar da imkansız olsa, geçmişten gelen bir çok farklı ve başkaların kimliklerini satın almış bulunmaktayız. Mesela: kendimize idol olarak seçtiğimiz kişiler olabilir. Görmüş olduğumuz ya da tanımasakda beğenmiş olabiliriz, beğenmediğimiz yönleri olabilir, bu fark etmez. Etkilendiğimiz her şeyin enerjisi ile yaşarken kendimize çeki düzen vermenin zamanı bu satırları okuduktan sonra siz karar vereceksiniz “ne yaparsam mutlu olurum?” düşüncenizle…

Her birimizin en çok arzu ettiği yaşama uyarlandırdığı kendi zihni, algısı, hayalleri ile donanımlı olarak yaratıcı pozisyonundan sorumlu olan kendimiziz. Isteklerinize inanırken kendinizden talep edin. “Bu benimdir, ben bunu kolaylıkla yaparım. Başarırım, kazanırım” diye düşünerek ve inanarak olmasına izin ver.

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18