“Bir işi yapamayan o işin lafını yapar.” demiş Aziz Nesin.

Bir sohbette laf arasında geçmişti. 

İlk duyduğumda alelade bir söz gibiydi ama sonra her yeni biriyle tanışmamda, her gözlem fırsatımda aklımda bir köşede durdu. 

Yüzlerce defa teyit etme fırsatım oldu.Bir defa olsun yanıltmadı.

Bakın etrafınıza, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli, ne kadar çevresi geniş,ne kadar mutlu olduğunu insanların gözüne sokanlara. Konuştukça mangalda kül bırakmayanlara. Aslında tam tersi bir hayat yaşadıklarını fark etmeniz uzun sürmez.

Eşitlikten, anlayıştan, sevgiden, adaletten , çok fazla , hararetle bahsedenlerin içinden bir diktatör çıkması muhtemeldir.

Dedim ya, insanoğluyuz, teoriyle pratiğimiz pek tutmaz birbirini. İnsan en çok kendisinde olmayandan bahseder.

Şimdi bizim siyasi partilere bir de bu gözle bakın, hangisi hangi özelliği öne çıkarmış… Hangi kavramlar üzerinden argüman geliştirmiş?

**

Bütçe görüşmeleri süresince mecliste seviye yerlerde diye eleştiriler okuyoruz. 

Kendilerine saygıları olmadığı gibi , kendilerine vekalet veren halka da yok. 

Karşısındakilerin ‘seçilmiş’ olduğunun bilinciyle şahsına değilse de vatandaşa saygı duymayı öğrenmeleri gerekir.

Ama malzeme bu..

Neyse,

Nasılsa kartlar yeniden dağıtılacak yakında…

Haftaya daha güzel şeyler yazabilmek dileğiyle,

Görüşmek üzere…

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18