Bir doğumgünü yazısı…

“Yaşın ilerledikçe sevdiğin şeyler başkalaşıyor, sevdiğin insanlar azalıyor. Hayatın, şüphesiz en güzel öğretisi yaş aldıkça arınıyorsun herkesten, her şeyden.”

Her geçen gün yeni bir şey öğreniyoruz. Ama şüphesiz en çok yeni yaş aldığımız günlerde bunun muhasebesini yapıyoruz. 

Ben de yeni yaş aldığım bu günde, biraz sorguladım kendimi…

Bu yıl ne öğrendiğimi sordum kendime, beni ben yapacak neleri tecrübe ettiğimi, nelerden korktuğumu, neleri yargıladığımı…

Eskiden en çok ölümden korkardım, ölmekten ya da sevdiğim birinin hayatını kaybetmesinden.. Hala korkuyorum ama doğal sürecimizin bir parçası olduğunun bilinciyle. O ana kadar biriktirmem gereken hatıralarımı biriktiremezsem telaşım var şimdi.

Bu yaşımda en çok haksızlık yapmaktan korkuyorum. Bilmeden birinin kul hakkına girme fikri , birinin hayallerini –istemeden de olsa- çalma fikri beni çok endişelendiriyor. 

Birisiyle içilen bir fincan kahvenin kıymetini çok daha iyi anlıyorum. Kalpten bir “ Nasılsın?” sorusunun değerinin hiçbir şeyle ölçülemeyeceğini deneyimledim. Binlerce insan tanıyor olsan da, cevabını duymak için bu soruyu soran insanların sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini fark ettiğin zaman düşüşün çok sert olabilir…

İnsanların doğası gereği her an bir güç savaşı içinde olduğunu düşünmeye başladım. Herkes, istisnasız herkes, sende gücünü deneyecektir. Bu bir içgüdü sanırım. Kendim de bilinçsizce yapınca anladım. O dengeyi kurmayı tecrübeyle öğreniyorsun. 

Mutluluğun, umudun bir seçim olduğunu ; sabah uyanınca karar vereceğimiz iki seçenekten biri olduğunu biliyorum. 

Her yaşın güzelliğinin ayrı olduğu gerçeğini ve bu gerçeğin sadece hayata sarılanlar için geçerli olduğunu anladım. 

İnsanların sana tavırlarının kendi değerlerini gösteren en büyük işaret olduğunu öğrendim. 

33 yaşıma girerken kendi seçimimiz olmayan şeyler üzerinden ego yapmanın son derece saçma olduğunu düşünmeye başladım. Ailemiz, cinsiyetimiz, rengimiz vs… 

Kalbinde merhamet olmayan , kendine dahi merhamet etmeyen insanlardan uzak kalmayı seçtim, faydasını da gördüm. 

Ve her şeyin geçici olduğunu idrak ettim.

Hem en dipte, hem zirvede içimde susmayan ‘Bu da geçer.’ diyen sese çok şey borçluyum. 

          ***

Biraz ara vermiştim, geri geldim. 

Her hafta buralarda olacağım yine. 

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler…

YORUM EKLE

banner19

banner1

banner3

banner18