Akıncı'ya soruyorum: "Rumlar iki devletli çözümü istemiyor" diye savunmuyorsan, Federasyon istiyorlar mı ki tek çare federasyon diyorsun?"

AKINCI’NIN dün Politis gazetesinde yayınlanan söyleşisini herkesin okuması gerekmektedir.
O söyleşide Akıncı’nın çelişkileri, tutarsızlıkları ve verdiği tavizler açıkça görülmektedir...
Söyleşide gazeteci ona “niye ille de federasyonu savunduğunuzu ve iki devletli çözüm ile konfederasyona niye karşı çıktığınızı Rum Halkına izah eder misiniz? Diye soruyor..
Akıncı’nın yanıtı ibret vericidir..
Diyor ki, “çünkü Rum tarafında bunu kabul edecek bir çoğunluk görmüyorum”
Şimdi hiç düşünmeden onun söylediklerini benimseyen bir kurşun asker iseniz sözlerini olduğu gibi doğru kabul edersiniz...
Ne ki, Tarih bilginiz varsa ve müzakere sürecini yakından takip eden sorgulayıcı bir karakteriniz varsa, o zaman şu soruları sorarsınız:
- Peki Sn. Akıncı, Rumlar federasyonu kabul ediyor mu ki, “ille de tek seçenek federasyon, en gerçekçi çözüm federasyon” diyorsunuz..
- Rumlar eğer federasyonu kabul ettiği için “tek seçenek federasyon, en gerçekçi çözüm federasyon” diyorsanız, 1977-1979 Doruk anlaşmalarından bu yana geçen 41 yıllık müzakere sürecinde niye federasyon kurulamadı?
- Rumlar federasyonu kabul ediyorsa ve gerçekçi çözüm federasyon ise, 1985 ve 1986 Cuellar Planlarını, 1992 Gali Planını, 1994 GYÖ Paketini, 2004 Annan Planını niye reddettiler?
- Rumlar federasyonu kabul ediyorlarsa, Talat-Hristofyas; Hristofyas/Anastasiadis-Eroğlu ve en son Mont Pelerin, Crans Montana, Cenevre müzakere süreçlerinde niye federasyon kurulmadı? 
- Daha da ötesi, Rumlar adada adil ve kalıcı bir çözüm istiyorsa, Rum eski Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis’in de dediği gibi, bugüne dek sunulan 15 çözüm planını niye reddettiler ?
- Rumlar federasyon istiyorsa ve en gerçekçi te seçenek federasyon ise, niye sık sık “Rumlar federasyon istemiyor, Rumlar zihniyetlerini değiştirmezse federasyon olmaz, Rum tarafında çok köklü bir zihniyet değişikliği gerekir, Rum tarafının maksimalist talepleri nedeniyle federasyon gerçekleşmedi, siyasi eşitliğimizi kabul etmemeleri demek federasyon istemiyorlar demektir” şeklinde açıklamalar yaparak Rumların federasyon istemediğinden bu nedenle görüşmelerde sonuca ulaşılamadığından” şikayet ettiniz?

DEMEK Kİ BAŞKA NEDENLERİNİZ VAR

Sıraladığım bu tutarsız ve çelişkili açıklamalarınız göz önünde bulundurulduğu zaman, ortaya çıkan sonuç, sizin de Rumların federasyon istemediğini bildiğinizdir...O zaman dün Politis’e yaptığınız “Rum tarafında iki devletli çözüm isteyen bir çoğunluk olmadığı için federasyonu savunduğunuz” şeklindeki iddianız gerçeği yansıtmıyor... Çünkü Rumlar federasyon istememesine rağmen federasyonu savunuyorsunuz...O zaman bunu iki devletli çözüm için de yapabilirsiniz. Yani, iddia ettiğimiz gibi, Rum tarafında çoğunluk iki devletli çözüme karşı bile olsa, federasyonu müzakere ettiğiniz gibi, iki devletli çözümü de müzakere edebilirsiniz...
Kaldı ki sizin de Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüşmemizden bir yıl sonra ifşa etmek zorunda kaldığınız gibi, Anastasiadis size de, Çavuşoğlu’na da, birçok yabancı diplomata da “iki devletli çözümden” söz etmiştir, bunu görüşmeyi istediğini ifade etmiştir...Ne ki siz sırf bunu görüşmemek için 1 yıldan fazla Türk Halkından gizlediniz...
Çünkü sizin iki devletli çözümü görüşmek istememenizin nedeni Rum tarafında buna karşı çıkılması değil, kendi ideolojik saplantılarınız, kişisel hırslarınız, ve seçim hesaplarınızdır...
Çünkü, CTP’nin, AKEL’ci fraksiyonların ve AKEL’in, seçim desteğini almak için, onların istediği gibi “tek seçenek federasyon, sadece federasyon görüşürüm” demeniz ve bunun için Türkiye ile çatışmanız gerekiyor...
Oysa Çavuşoğlu’nun da dediği ve bizim de sık sık ifade ettiğimiz gibi, Kıbrıs davası tek başınıza götüreceğiniz sizin şahsi bir meseleniz değil....İdeolojik yaklaşımlarınıza ve seçim hesaplarınıza göre hareket edeceğiniz kişisel bir mesele değil...
Bu dava Türkiye ile birlikte yürütülen, Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye’nin meşru hak ve çıkarlarını yakından ilgilendiren ortak bir milli davadır...Halkımızın ve devletimizin geleceği ve Türkiye’nin güvenliği ile bağlantılı bir davadır...O nedenle “tek adam ve en iyi ben bilirim, kimseye hesap vermem” zihniyetiyle bu görüşmeleri götüremezsiniz.

RUMLARIN İSTEDİĞİNİ SAVUNMAK ZORUNDA MIYIZ?

Bu konuda sorulması gereken bir diğer soru ise şudur:
-“ İki devletli çözümü Rum tarafında destekleyen bir çoğunluk yok, o nedenle iki devletli çözümü savunmam” diyorsunuz....Peki, KKTC ve Türkiye olarak Rum tarafının beğendiği, istediği çözümleri savunmak zorunda mıyız?
Anımsayın, Rum tarafı federasyona da karşıydı...Ama rahmetli liderimiz Denktaş ne yaptı?
Makarios’un da, Kiprianu’nun da 1977-1979 doruk anlaşmalarının altına imza atmalarını diplomatik becerisi ve mücadeleci kişiliğiyle sağladı....
Demek ki önemli olan onların hoşuna gidecek öneriler ortaya koymak, beğenecekleri tavizleri tek yanlı olarak vermek değil, diplomatik becerinizi kullanarak, haklılığınıza dayanarak, 1974’de Rumların neden olduğu savaşı bizim kazandığımızın bilinci ve özgüveni içinde çözüm şartlarımızı bizim dikte etmemizdir..
Ne ki siz Rumlar karşısında savaşı kaybeden, suçlu, haksız, taviz vermesi gereken, çaresiz, seçeneksiz, aciz taraf olarak hareket ettiğiniz içindir ki onların istediği bir çözümü sürekli tavizler vererek ileri götürmeye çalışıyorsunuz ...
Sizin göreviniz, Halkımızın ve Anavatanın da savunduğu şekilde, meşru hak ve çıkarlarımızı savunan en iyi çözümün iki devletli çözüm olduğunun bilinci ve inancı içinde masada bu çözümü onlara kabul ettirmektir, “ne yapayım, Rumlar bunu beğenmez “ diyerek kolaya kaçmak ve teslim olmak değil...Tıpkı rahmetli liderimiz Denktaş’ın 1977-79’da yaptığı gibi...
Ya bunu yapın, ya da mertçe çıkıp “ ben ideolojik nedenlerle KKTC’nin yaşamasına da, iki eşit egemen devlete dayalı bir çözüme de karşıyım, benden bunu savunmamı beklemeyin” deyin ve istifa ederek bunu savunup kabul ettirecek bir kişinin o göreve gelmesine kapı açın...

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18